İran’da “internet” yok, “intranet” var: 10 milyon kişinin geçim kaynağında kesinti
İran’da protestoların şiddetlenmesiyle geçen hafta başlayan internet kesintisi 90 saati aşkın süredir devam ediyor. Uzmanlara göre son internet ve iletişim kesintisi, bugüne kadar görülen en kapsamlı ve en sert bilgi akışı karartması niteliğinde.
Mobil şebekeler tamamen devre dışı kalırken, cep telefonlarında sinyal alınamıyor ve uluslararası aramalar da kesik. Bu yüzden haber kuruluşlarının İran’dan sağlıklı bilgi akışı sağlaması da çok zorlaştı.
İran’da normalde de internet erişimi büyük ölçüde iç ağ ile sınırlı olduğu için yurttaşların dış dünyayla bağlantıları kısıtlı. Bu türden ağ bağlantılarına “intranet” adı veriliyor. Ancak mevcut protestolar sırasında yetkililer ilk kez bu ağı da ciddi şekilde kısıtladı.
İRAN’IN YEREL İNTERNETİ: “İNTRANET” NEDİR?
İntranet, internetin “küçük ve kontrollü” bir versiyonu gibi düşünülebilir.
Bu kavram, bir kurumun ya da bir devletin yalnızca kendi kontrolü altındaki, dış dünyaya kapalı özel ağları ifade ediyor. Burada kullanıcıların bu özel ağ dışındaki ağlara sınırlı erişimi oluyor ve kullanıcılar devletin izin verdiği VPN’ler ile küresel ağda belirli hizmetlere bağlanabiliyor.
İntranette, mantıken internetle aynı teknolojiler kullanılıyor (web siteleri, sunucular, e-posta gibi) ama bunlar genel internete açık olmuyor. Burada erişim kimlik, yetki ve kurallarla sınırlandırılıyor. Başlangıçta şirketlerin ve kamu kurumlarının kendi kapalı iç yazışmaları, belge paylaşımı ve güvenli iletişimi için kullanıldı. Ama bugün devletler bu yaklaşımı vatandaşları için de benimsemeye başladı.
Günümüzde intranet kullanan ülkeler arasında Çin, İran, Kuzey Kore ve kısmen Rusya öne çıkıyor; ancak kullanım şekilleri farklı. Çin ve İran, intraneti toplumun genel internet erişimini denetlemek ve yönlendirmek için kullanıyor. Bu iki ülkede devletin izin verdiği VPN’ler aracılığıyla kullanıcılar “WWW” (world wide web / dünya çapında genel ağ) diye bilinen, Türkiye’nin de bağlı olduğu küresel ağa bağlanabiliyor.
Kuzey Kore’de ise neredeyse tüm internet erişimi intranetle sınırlı. İran da bunu yapabilir, ancak uluslararası web sitelerine erişim giderek artan sayıda İranlı işletme için hayati önem taşıyor. Bu yüzden İran kendi internet versiyonunu sunarken, bazı siteleri engelleyerek ve erişimi yavaşlatarak WWW’ye erişimi sınırlama yolunu tercih etti.
Dönemin Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani 8 Aralık 2019’da ülkenin internet politikasını şu sözlerle açıklamıştı:
“Allah’ın izniyle, ulusal bilgi ağımızı öyle güçlü hale getirebileceğiz ki, insanların ihtiyaçlarını karşılayacak ve dışarıya [dış internete] çıkmalarına gerek kalmayacak.”
İRAN’IN KATMANLI İNTERNETİ: “ULUSAL BİLGİ AĞI”
İran’ın ülkede kurduğu intranet sistemi “Ulusal Bilgi Ağı” (SHOMA) olarak biliniyor.
Bu sistemde internet erişimi katmanlara ayrılıyor ve ABD devletine bağlı Freedom House’a göre SHOMA, herkese aynı interneti vermiyor. Yani İran yönetimi, kimin ne kadar ve hangi sitelere erişebileceğini belirleyebiliyor. Bu da yönetimin, istemediği içerikleri engellemesi, yavaşlatması ya da tamamen kapatmasını mümkün kılıyor.
Böylece yabancı uygulamalar yerine yerli uygulamalar öne çıkarılıyor; WhatsApp, Telegram gibi küresel uygulamalar yerine İran’da geliştirilen mesajlaşma uygulamaları teşvik ediliyor. Örneğin ülkede Bale adlı bir mesajlaşma uygulaması, Snapp adlı bankacılık, Tapsi adlı araç çağırma ve Digikala adlı e-ticaret uygulaması popüler.
Ancak İran dışındaki bağımsız uzmanlar bu uygulamaların devlet tarafından gözetlenebilir olduğundan ve yeterli mahremiyet sağlamayabileceğinden endişeli.
YETKİLİLERE AYRICALIKLI “BEYAZ SIM KART” VERİLİYOR
Yetkililere verilen ve filtrelenmemiş internet erişimi sağlayan “beyaz SIM kartlar” ise, kamuoyunda internet konusundaki hoşnutsuzluğu derinleştirmişti.
İran’da “beyaz SIM kartlar”, devletin üst düzey yetkililerine, güvenlik kurumlarına ve rejime yakın kişi ve kurumlara verilen özel, ayrıcalıklı hatlar. Bu SIM kartlar, ülke genelinde internet yavaşlatıldığında ya da tamamen kesildiğinde bile kesintisiz ve daha geniş erişim sağlayabilir; çoğu zaman sansürden etkilenmez veya çok daha az etkilenir.
Böylece yetkililer, halkın erişemediği dış internetle iletişim kurmaya, mesajlaşmaya ve koordinasyon sağlamaya devam ediyor.
Son internet blokajı sırasında da İran halkı bütünüyle çevrimdışıyken, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney X (eski Twitter) üzerinden paylaşımlar yapmayı sürdürüyor. Hamaney sadece bir gün içinde ABD ve Donald Trump’la ilgili en az 12 paylaşım yaptı.
Benzer şekilde enerji şebekeleri ve ulaşım sistemleri gibi kritik altyapı sistemleri de genellikle ayrı ağlarda çalışıyor.
SHOMA sisteminin merkezinde İran’ın devlete bağlı ulusal telekomünikasyon firması var. Ancak bilindiği kadarıyla ülkede üç mobil veri sağlayıcısı var ve hükümet son kesintide bunlara kapanma emri vermiş gibi görünüyor.
İNTERNETİ KESMEK KOLAYLAŞTI
İran, internete erişimi engellemek için DNS (internet sitelerinin bulunmasını kolaylaştıran yapı) karıştırma, BGP (internet trafiğine hangi yoldan gideceğini gösteren trafik levhaları gibi düşünülebilir) kontrolü, derin içerik filtreleme ve küresel ağa erişim noktalarının bağlantısının fiziksel olarak kesilmesi gibi bir dizi yöntem kullanıyor. Son kesintide tam olarak hangi yöntemin izlendiği tartışmalı.
Öte yandan, bir ülkenin altyapısı ne kadar kapsamlı ve çeşitliyse, dijital karartma süreci de o kadar karmaşık hale geliyor. Örneğin 2019’daki protestolar sırasında internet kesintisi yapmak İran yönetimi için de muhtemelen daha zordu. Çünkü bu “parça parça, şehir şehir” yapılmak zorundaydı.
O dönemde WIRED’a konuşan internet gözlem grubu NetBlocks’un kurucusu Alp Toker, İranlı yetkililerin ülkenin gelen ve giden trafiğini tamamen engellemesinin yaklaşık 24 saat sürdüğünü söylemişti.
Bugünkü sistemde ise aynı şey saniyeler içinde, ülke genelinde yapılabiliyor. Bu da devletin kontrol gücünün çok arttığını gösteriyor.
Geçen hafta Fox News’e konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Toker, İran’da bugünkü sistemden “tek bir kapatma düğmesi” diye söz etti.
“Artık tüm bunları tek adımlı bir operasyona dönüştürdüklerini biliyoruz.”
ULUSAL SİSTEM DE KAPATILDI: 10 MİLYON İRANLININ GEÇİM KAYNAĞI
İran’da son protestolarda dışa kapalı Ulusal Bilgi Ağı’nın da kapanması, yani İranlıların tümden internetsiz ve hatta mobil şebekesiz kalması dikkat çekici.
İran kökenli dijital haklar uzmanı Amir Rashidi, 9 Ocak’ta X hesabından, “Çok kısa sürede hiçbir cep telefonunda sinyal kalmadı; telefon görüşmesi yapmak veya SMS göndermek bile mümkün değildi. Kısa süre sonra, İran’ın intranet ağı olan Ulusal Bilgi Ağı da kesildi. Ayrıca, hepimizin etkisiz olduğunu bildiğimiz Starlink’e karşı GPS sinyalini bozmaya çalıştılar, ilk kez böyle bir önleme başvurdular” açıklamasında bulundu.
“Cep telefonu sinyali şimdi geri döndü, ancak hiçbir telefonda veri erişimi yok. Başka bir deyişle, Ulusal Bilgi Ağı hala çalışmıyor ve intranet altyapısında çalışan yerel hizmetler bile çevrimdışı.”
Halihazırda ekonomi talepleriyle protestolar sürerken, bu şekilde tümden internet kesintisi yapmak yüksek ekonomik maliyetler doğurabilir.
Önceki yıllarda internet kesintilerinin saatte yaklaşık 1,5 milyon dolara mal olduğu tahmin ediliyor. 2025 yılında ise savaş ve güvenlik politikalarının yol açtığı kesintilerin, ülkeye en az 12,7 milyar dolarlık sanayi ve hizmet geliri kaybına mal olacağı öngörülüyordu.
İletişim Bakanı Satar Haşemi, 10 milyondan fazla İranlının geçim kaynağının doğrudan dijital alana bağlı olduğunu kabul etmişti.
SON DURUM NE?
İran’da internetin durumunu gözlemleyen Filterbaan derneğine göre, İran Radyo ve Televizyon Kurumu (IBRC), 12 Ocak sabahı “Ulusal İnternet Üzerinden Erişilebilen Temel Siteler” başlıklı bir liste yayınladı.
Bu liste yerel arama motorları, haritalar ve navigasyon, yerel haber ajansları, video hizmetleri ve ETA, Rubika, Soroush Plus ve Yes gibi yerel mesajlaşma hizmetlerini içeriyor.
Ancak SHOMA adlı yerel ağın kesintisiz çalıştığına dair net bir bulgu yok. Ayrıca derneğe göre bu liste hükümetin interneti en azından şimdilik protestolar öncesi durumuna döndürme niyetinde olmadığını gösteriyor.
















